KARAYAĞIZ

KARAYAĞIZ

İnsan Kendinin Katilidir Ancak '

İnsanların nereden gelip nereye gidemeyeceklerinin öyküsünün anlatılığı zamanın tam ortasındayız.
Gafletin tepeden tırnağa kibir içinde yuvalanmış bir böcek gibi inatçı olan bir zaman durağındayız.
İnsanlar ölümü unutup kötülük peşinde pervasızca dolanırken.Acaba aldıkları her nefeste bu dünyadan sürpriz bir şekilde kaç kişi daha öte dünyaya göçüyorlardır…

( Cevap : Binlerce insan…)

Ölümü beyinlerimizden atıp savunma mekanizmamız sayesinde bu sorunu kornere atıyoruz…
Ama nereye insanlar nereye kaçış yok!
Üç günlük dünyada neden Ahmet'in hakkını yiyorsun. Neden neden neden…

Ölümü izlemek ister misin?….İzle o zaman…
Yıl 2006 Zerre Zerre Ziyan adlı şiir kitabımın içinden bir şiirle anlatayım….

ÖLÜM PORTRESİ

Tabut içinde ''hayal ettim'' kendimi Giydim sonra yakasız beyaz
gömleğimi Yıkadılar beni, temizlediler...
Üzerime yeşil çarşafımı gerdiler..! Yeniden koydular beni,tabuta..!
Bir kalabalık arkada,
bir kalabalık altımda Kimi ağlıyor,
kimi gülüyor arkamdan,
Ruhum onları izliyor tabutumdan....!
-Ne yaptığını bilmeden...!
Ve koydular beni en sonunda zafer arabama
Selamlıyorum, seveni,sevmeyeni,bırakarak
arkamda
Yanımda iki kişi tutuyorlar küflü tabutumu...!
Bir rüzgar zerresi,havalandırıyor yeşil örtümü..!
Ve yollar çıktı, en sonunda köyümün toprağına
Toprağımın üstündeki o yaşlı hana...! Üstünde yosun var, musalla taşının... Ağacın gölgesinde
-ne güzel bir portre..!
Kalabalık besmeleyle koydu,beni yosunlu taşa
Beş kişi durdu başımda,elleri tabutta..!
Dostlar baktı, solmuş yüzüme...!
Kimi güldü,kimi üzüldü halime,
-Sanki ben değildim ''o''..!
Biraz zaman geçti ve vakit geldi...
İkindi okundu,taşta ilk ve son kez... Namaz kılındı,bekledim musallada tabutumu,
-Sanki ben değildim ''o''..!
Ruhum sabırsızlandı,bir an...
Vermek istedi hesabını hemen o an!
Ve Allahu ekber denildi,
Önde tabutum,arkamda hoca ve halk... Tabuttaki bana niyet edildi..!
Ruhum bir gökte bir yerde...!
Namazını uzak bir köşeden
izlemekte...
Namazda bitti, yapıştı bölük tabutuma...!
Ve artık sona gelindi...!
İki kişi atladı, yatacağım mekana Ve bedenimi indirdiler , yavaşça oraya, Önce başımı sonra ayağımı çözdüler..! Dualarla üzerime tahtaları çektiler... Burası ne kadar da soğuk..!
Son tahtayı koymadan girdim kabrime, Dinledim karanlıktan,kazma kürek
sesini..
Dinledim,amin amin diye inleyen dilleri Ve bir sessizlik çöktü üzerime..!
Anladım ki! kimseler kalmamıştı ortalıkta...!
Biraz bekledim! belki bir belki iki
nefes Ve bir yerden bir ses geldi..! Ruhum hemen yanımda ki cesede girdi! Panikten vurdum başımı tavana..!
İşte anladım öldüğümü en sonunda..!
Ve melekler geldi,sınav başladı...! ! ! !
Kabir içinde hayal ettim kendimi...! ! !

Sezer Çalışkanoğ

Panikleyen yada paniklemenin ne olduğunu bilmeyen biz insanlar.Hayatta kaç gün ömrümüzün olduğunu bilmeden , ağacın dalından meyve koparıp yere atmaktansa o ağacın altını sulayın !Derlerdi dedelerimiz eskiden.Şimdi ise kardeşlerimiz diyor ki ;
-Kesmeyin o ağacı .
O ağaçtan meyve yemek istiyorum ben…!

‘İnsan kendinin katilidir ancak '


Sezer Çalışkanoğ

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu


Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

0 yorum yazılmıştır